Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

Masaj Ankara
D
     

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu:

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu:Sağlık Bakanı Bakan Dr. Mehmet Müezzinoğlu, “Risk faktörlerinin azaltılması, erken tanı ve zamanında tedavi ile binlerce insanımızın hayatının kurtarılması ve büyük acıların önüne geçilmesi mümkündür” dedi.Sağlık Haftası nedeniyle mesaj yayımlayan Müezzinoğlu, “Halk sağlığı açısından en önemli amacımız, vatandaşlarımızın sağlığını hastalanmadan önce koruyabilmek, basit tedbirler ve önlemlerle doktora, ilaca gereksinim duymadan sağlık sorunlarını atlatabilmesini sağlamaktır. Bu sebeple vatandaşlarımızın kendi sağlıkları ile ilgili gerekli bilinci oluşturmak olarak tanımladığımız sağlık okuryazarlığını geliştirmeyi istiyor ve sağlıklı hayat tarzını teşvik ediyoruz çünkü biliyoruz ki risk faktörlerinin azaltılması, erken tanı ve zamanında tedavi ile binlerce insanımızın hayatının kurtarılması ve büyük acıların önüne geçilmesi mümkündür” dedi.2001 yılından beri Bakanlık öncülüğünde kutlanmakta olan “Halk Sağlığı Haftası’nın (3-9 Eylül) bu yılki temasını “Sağlık İçin Hareket Edelim” olarak belirlediklerini kaydeden Müezzinoğlu, “Kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve kronik solunum yolu hastalıklarından her yıl dünyada 35 milyon insanımız hayatını kaybetmektedir. Oysa bulaşıcı olmayan bu hastalıklar önlenebilir niteliktedir. Kalp hastalıklarının, inmelerin, tip 2 diyabetin yüzde 80′i ve kanserlerin üçte birinden fazlası sağlıklı hayat tarzı benimsenerek önlenebilir. Bunun için tütün ve alkol kullanmamak, sağlıklı beslenmek, fiziksel hareketliliği artırmak gereklidir. Özellikle fiziksel hareketsizlik, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6′sından sorumludur. Meme ve kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 21-25′inin, diyabetin yüzde 27’sinin ve kalp hastalığının yüzde 30′unun ana nedeni fiziksel hareketsizlik olarak gösterilmektedir. Obezitenin önde gelen nedenlerinden biri de fiziksel hareketsizliktir. Obezite eğilimi özellikle çocuklarımızda alarm verici düzeye gelmiştir” ifadelerini kullandı.Hareketsizliğin çocukluk çağından başladığını belirten Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada 6-11 yaş grubu çocuklarımızın yüzde 58,4′ü düzenli (günde 30 dakika veya daha fazla süre ile) olarak egzersiz yapmadığı anlaşılmıştır. Bu yaş grubundaki çocuklarımızda TV, bilgisayar, internet, ev ödevi, ders çalışma için hareketsiz geçirilen ortalama sürenin 6 saat olduğu belirlenmiştir. Ülkemizde hızla artan çocuk obezitesinin önüne geçmek ancak sizin çabalarınız ile mümkün olacaktır. Çocuklarımızın sağlıklı ve düzenli beslenmesi, bilgisayar ve televizyon başında geçen süre kısaltılarak spor ve fiziksel aktivite saatlerinin uzatılması konusunda sizlere büyük görev düşmektedir. Sizler de evlatlarınıza örnek olacak şekilde ‘sağlık için hareket edin.’ Zira aynı şekilde, ülkemiz genelinde kadınların yüzde 87′sinin, erkeklerin ise yüzde 77′sinin yeterli ölçüde fiziksel aktivite yapmadığını tespit ettik. Depresyonun azaltılması, kemik sağlığı, kas kuvveti ve kalp-solunum kapasitesinin geliştirilmesi için yetişkin bireylerde her gün en az 30 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite yapılmasını öneriyoruz. Orta şiddetli aktivitelere örnek olarak; hızlı yürümek, düşük tempolu koşular, dans etmek, ip atlamak, yüzmek, masa tenisi, yavaş tempoda bisiklet sürmek verilebilir. 5-17 yaş grubu ise her gün en az 60 dakika orta şiddetliden şiddetliye doğru giden fiziksel aktivite yapmalıdır. Ancak şunu unutmamak gerekir, fiziksel aktivitenin sağlığı koruyucu ve geliştirici etkisinin görülebilmesi için aktivitenin planlı, tekrarlı ve düzenli olarak yapılması gerekir. Halk Sağlığı Haftası vesilesi ile bütün vatandaşlarımıza hastalanmadan sağlıklarını koruyabildiğimiz, hareketli, sağlıklı, huzurlu bir yaşam diliyorum.”

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hayrünnisa Gül Ve Emine Erdoğan İle İlgili Yazıları Değerlendirdi.

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hayrünnisa Gül Ve Emine Erdoğan İle İlgili Yazıları Değerlendirdi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Bakanlığımızın önemli görevlerinden biri kadına karşı ayrımcılığı önlemektir. Gerektiğinde davalara müdahil olabilmektedir” denildi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın twitter adresinde bir köşe yazarının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile ilgili kullandığı sözlerle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Konuyla ilgili olarak twitter adresinde şu ifadelere yer verildi:“Dün bir köşe yazarı Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın eşlerine yönelik olarak yazısında bazı uygun olmayan ifadeler kullanmıştır. Bakanlığımızın önemli görevlerinden biri kadına karşı ayrımcılığı önlemektir. Gerektiğinde davalara müdahil olabilmektedir. Hukuk Müşavirliğimiz bu yetkiyle TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun işlendiği iddiasıyla mahkemeye başvuracaktır.”

28 Şubat Davasında Iddianame Okunmaya Başladı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

28 Şubat Davasında Iddianame Okunmaya Başladı28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşması devam ediyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın öğleden sonraki bölümünde mahkeme heyeti usul tartışması konusunda karar verdi.Kararın açıklanmasının ardından ise iddianamenin okunmasına geçildi. 1309 sayfalık iddianamede Batı Çalışma Grubu ve faaliyetlerine ilişkin çarpıcı iddialar yer alıyor. İddianameyi ise TRT spikerleri Şener Mete ile Fulin Arıkan okuyor.

Myk Toplantısı Sona Erdi

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Myk Toplantısı Sona ErdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti MYK toplantısı sona erdi.AK Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MYK toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 2.5 saat sürdü.

Türkiye’nin Aldığı Hava Araçları Kırıma Uğradı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Türkiye'nin Aldığı Hava Araçları Kırıma UğradıMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye‘nin satın aldığı hava araçlarından birinin kısmi, bir tanesinin de külli kırıma uğradığını bildirdi. Kırımın sebebinin ise henüz netleşmediğini açıkladı.CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun, hükümetin 2008 yılında İsrail firması Aeronautics’den insansız hava aracı için yaptığı sözleşme ve İHA’ların arıza ve onarımıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘a vermiş olduğu soru önergesine Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz tarafından cevap verildi. CHP Basın Birimi’nden yapılan açıklamada, “Yılmaz’ın yanıtına göre 3 adet hava aracından müteşekkil 1 İHA sistemi satın alındı. 3 adet hava aracından biri kısmi, bir tanesi de külli kırıma uğradı. Kırımın sebebinin henüz netleşmediğini açıklayan Yılmaz, İHA sisteminde kesinleşmiş bir üretim hatası olmadığını da ifade etti. Yılmaz’ın açıklamasına göre Aeronautics’e yapılan sözleşme bedeli ise 15.500.000 ABD Doları’dır. Yılmaz, Roboski katliamının, söz konusu şirketten alınan Heronlar tarafından elde edilen bilgiler doğrultusunda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin sorularımızı ise yanıtsız bırakmıştır.” denildi.

Çiçek: 100 Bin Insan Ölürken Ses Yok, Kimyasal Silah Olunca Hareketlilik Var

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Çiçek: 100 Bin Insan Ölürken Ses Yok, Kimyasal Silah Olunca Hareketlilik VarTBMM Başkanı Cemil Çiçek, ‘adına en çok yalan söylenen kavramların insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü’ olduğunu söyledi. Çiçek, “Bunlar adına bugün büyük yalanlar söyleniyor. Yüz binden fazla insan sınırlarımızın hemen öbür tarafında hayatını kaybetti, 5 milyon insan yerinden yurdundan, evinden edildi. Şimdi göçmen, mülteci olarak en basit, en temel insan hakları bile bugün buralarda geçerli değil. Ama kimsenin vicdanı sızlamıyor.” dedi.Cemil Çiçek, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından düzenlenen ‘Uluslararası Kamu Denetçiliği Sempozyumu’nun açılışında yaptığı konuşmaya, uzun zamandan beri Türkiye‘nin özlemi olan Kamu Denetçiliği Kurumunun hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı. Türkiye’de, önemli bir boşluğun doldurulduğunu vurgulayan Çiçek, kurumun saygınlığının mevzuatından daha önemli olduğuna, kurumlara yaptıkları faaliyetlerin anlam kazandırdığına, bu konudaki sorumluluğun da çalışanlara düştüğüne işaret etti. Demokratik standartları yükseltmek, toplumun mutluluk ve refahını artırabilmek için uzun zamandan beri anayasal, yasal, yapısal ve kurumsal düzenlemeler yapıldığını anımsatan Çiçek, reformların büyük bir hızla devam ettiğini söyledi. Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmek için yapılması gereken reformların süreceğini kaydeden Çiçek, “Bu, bizim hedefimiz, çabamız, gayretimiz. Öbür taraftan da Türkiye’nin stratejik tercihi olarak AB‘ye tam üye olmak gibi de bir hedefi var. Sayın ombudsmanların bulunduğu bir ortamda bunu da ifade etmek istiyorum, bugün epey uzaklardayız. Kör topal, ağır aksak gidiyor. Sebep biz değiliz, biz bize düşeni kabul ediyoruz. Böyle bir hedeften de Türkiye vazgeçmemiştir” diye konuştu. AB’nin Türkiye ile ilgili ilerleme raporlarında eksiklik olarak ifade edilen Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasıyla eksikliklerin büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade eden Çiçek, kurumun toplum barışına katkı sağlayacağını, devlet-vatandaş ilişkilerinin aksayan yönlerini hukuk ve hakkaniyet çerçevesinde çözerek devlete güveni artıracağına inandığını söyledi. 2 konuda şikayetlerini iletmek istediğini belirten Çiçek, bunların ombudsmanların görevleri arasına girmediğini ve usul hükümleri çerçevesinde bu konuda başvuru yapamayacağını bildiğini de ifade etti. “AB’nin tutumunu ombudsmanlara şikayet ediyorum. Çünkü bu kuruma vücut veren felsefe, hukuk, hakkaniyet, dürüstlük ve şeffaflıktır. Maalesef 50 yıldır bu konuda Avrupa’dan çok ciddi şikayetlerimiz var” diyen Çiçek, bu konuda somut örnekler ortaya koyabileceğini ancak toplantının çerçevesinin buna uygun olmadığını dile getirdi. Çiçek, şöyle devam etti: “Artık 50 sene sonra Avrupa’dan dürüstlük, şeffaflık ve hakkaniyete uygun bir tavır, politika, kararlar bekliyorsak çok şey beklemiş olmuyoruz. Ahde vefanın gereğidir, yaptığımız anlaşmaların gereğidir. Bize ‘şu yasaları çıkarmazsanız tarih vermeyiz’ diyen AB, ben biliyorum ki şu an AB üyesi ülkelerde komünist dönemden kalma ceza kanunu uygulamaları var. Ama bize gelince, ‘Şu bir buçuk ay içerisinde ceza kanunu, ceza muhakemesi kanunu, infaz kanunu, adli kolluk kanunu bir buçuk ay içerisinde’… Cepten sigara paketi çıkartmak isteseniz, bir buçuk ayda bu kadar paket çıkmaz. ‘Ya bunları çıkarırsınız ya da biz size tarih vermeyiz’. Ama halen komünist dönemin kanunlarıyla bu ülkelerde uygulama yapılıyor. Bize deniliyor ki: ‘Fikir, ifade özgürlüğü’. Eyvallah, bunlar doğru şeylerdir, kabul ettiğimiz hususlardır. Eksikliklerimiz var ama belli bir iddiayı kabul etmediği için seçilme hakları ellerinden alınan Türk kökenli AB üyesi ülkelerin vatandaşları var.” AB ilerleme raporlarında her zaman insan haklarına, özgürlüklere vurgu yapıldığını, insanlığın ortak değerleri olan bu konulardaki vurguların da doğru olduğunu kaydeden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama en temel hakkı, hayat hakkını ortadan kaldıran terör örgütleriyle ilgili bir müşterek politika takip etmek gerektiğinde, tavır ortaya koymak gerektiğinde hep arkadan dolaşılır. Bu çok açık bir şey. Türkiye’de 40 binden fazla insanın hayatına mal olmuş, bu kadar insanının kanını dökmüş bir örgüt, ilk eylemini 15 Ağustos 1984′te koydu. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin, bunu terör örgütü üyesi olarak kabul etmeleri 2002′dir. 1984′ten 2002′ye kadar acaba bu bir hayır kuruluşu muydu? Bunların oralarda örgütlenmelerine, maddi kazanç, kaynak, eleman temin etmelerine, basın yayın desteği yapmalarına hiç ses çıkarılmadı. Şimdi görüyoruz, toplantının başlığı, eğer bir sanal başlık değilse, ‘insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü’. Hayat hakkı ortadan kalkarken halen bir ortak politika takip edemiyorsak ombudsmanlar tek başına demokrasiyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü nasıl koruyacak? Demek ki evvela bir ortak politika takip etmemiz, bunlara karşı ortak bir tavır almamız gerekiyor. ‘Ben devletten şunları şunları istiyorum, hükümetten bunları istiyorum ama bunlar verilmezse ben bunların ucunu götürüp C4 patlayıcıya bağlıyorum. Devletten ve hükümetten şu taleplerim var, bunlar olmadığı takdirde plastik patlayıcıya bağlıyorum ve bunları ateşleyeceğim’. Nitekim ateşliyor, doğru dürüst bir kınama gelemiyorsa bu söylediğimiz kavramlar ne anlam ifade eder.” Usül bakımından ombudsmanlara şikayet hakkı olmadığını bildiğini tekrarlayan Çiçek, “Ama herhalde en büyük ombudsman, kamu vicdanıdır, insanlığın vicdanıdır. O vicdan çerçevesinde bunlara verilecek bir cevap bulunması lazım.” ifadesini kullandı. İnsanlık tarihini, ‘insan haklarının, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün kazanılması’ tarihi olarak niteleyen Çiçek, insanlığın bunun için mücadele verdiğini, bu mücadelenin çok sayıda kişinin canına mal olduğunu dile getirdi. Meclis Başkanı Çiçek, “O en büyük ombudsman dediğim, ombudsman da görevini yapmıyor, vicdanen. 100 bin insan ölmüş, yaşadığımız şu garipliklere bakın. Kimyasal gaz kullanılıyor, bin 300′den fazla insan ölüyor, hemen bir hareketlilik başlıyor ama geldiğimiz nokta itibarıyla izahı mümkün olmayan, en büyük ombudsmanın, vicdanın asla kabul edemeyeceği bir insanlık çelişkisi de yaşanıyor. 100 bin insan ölürken ses soluk yok, kimyasal silah kullanılınca bir hareketlilik var. Bunun ne olacağı da belli değil, bir kısmı geri vitese taktı, bahaneler aranıyor. Şimdi şu mudur; hangi ombudsman bunu kabul edebilir? ‘Kimyasal silahla öldüremezsin ama şehirleri bombalayabilirsin, roket, tank, top, helikopter kullanabilirsin, en modern, konvansiyonel silahları kullanabilirsin. Bu şekliyle öldürmekte hiçbir beis yok ama kimyasal silah kullanamazsın’. Hangi omdusman kabul eder ki ben öldükten sonra ha kimyasal gazla ölmüşüm ha makineli tüfekle veya yukarıdan atılan bombayla. Böylesine çelişkili, ikiyüzlü bir dünyada bu toplantının başlığı olan, ‘insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü’nü nerede bulacağız? Bunlar sanal kavramlar mı, hakikaten özümsenmesi ve bir ortak payda haline getirilmesi gereken kavramlar mı?” Türkiye’nin eksiklikleri olduğunu ve bunu düzeltmeye uğraştıklarını dile getiren Çiçek, Türkiye’nin tek başına bu sıkıntıları ortadan kaldıramayacağını, ortak tavır ve ortak vicdana ihtiyaç olduğunu kaydetti. Cemil Çiçek, şunları söyledi: “Onun için belki formal, resmi anlamda bu söylediklerimi şikayet edeceğim bir uluslararası ombudsman da yok. Uluslararası kuruluşlar var, diyet, kalorisi yok. Beyanatlar var, kalorisi yok, karşılığı yok. Dolayısıyla eğer bu kurumlar biraz daha anlamlı hale gelecekse kamu denetçileri, ombudsmanlar, ki bu kişiler saygın kişilerdir, herhalde resmi görevlerinin yanında söylediğimiz çığlıklara da kulak vermeleri, kendi ülkelerinde, kendi bölgelerinde, tüm insanlığın ızdırabını, acısını dindirecek bir ortak tavrı ortaya koymaya ihtiyaç vardır.” Çiçek, tüm bunların sanal kavramlar ve hedefler olmaktan çıkarılarak, erişilmesi gereken hedefler haline getirilmesini ümit ettiğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, Tobb’u Ziyaret Etti

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Başbakan Yardımcısı Babacan, Tobb’u Ziyaret EttiBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Yeni Orta Vadeli programımız üzerinde çalışıyoruz. Kurban Bayramı‘ndan önce açıklayacağız” dedi.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu, Konsey Başkanları, Yüksek Koordinasyon Kurulu üyeleri, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu, iş adamları ile TOBB Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Babacan, TOBB’un Türkiye’nin en büyük ve çatı örgütü olduğunu söyleyerek, TOBB ile on yıldır yakın bir işbirliklerinin olduğunu kaydetti. Babacan, iş dünyasının önemine değinerek, “İş dünyamız özel sektör omuzlarında yükselen bir ekonomi. Bizim ekonomik yapımız, devletin ağırlıkta olduğu, devletin çok yatırım yaptığı, devletin çok para harcadığı değil, stokladığımız vergi ve primlerin milli gelirimize oranı yüzde 27. OECD ortalaması yüzde 34. Fransa’nın ortalaması yüzde 52-53” şeklinde konuştu.On yıllık hükümetleri boyunca Türkiye’de siyasi, sosyal ve ekonomik bir dönüşümün yaşandığı bir dönem olduğunu kaydeden Babacan, Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci çerçevesinde demokratikleşme, hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü konusunda mesafe kaydettiğini ifade etti ve Avrupa Birliği hedefine sapasağlam bağlı kaldıklarını ifade etti.Babacan, Avrupa Birliği’nde gelişmenin yaşandığına dikkat çekerek, küresel ekonomide düşük büyüme rakamlarının sağlanacağını ifade etti. Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye’nin bölgesel, iç siyasi ve sosyal, Türkiye’nin yapısal konularına da değinerek, Türkiye’nin cari açığını yüksek olmasının sebebini petrol ve doğalgaz dolarak işaret etti. Babacan, “Cari açık konusunda dikkat edeceğimiz bir konu altın ticareti. İran ile olan altın ticareti son 2-3 yıldır dış ticaret üzerinde etkili oldu. Altın ticaretinden arındırılmış cari açığımızın trendi iyi. 2011 yılında cari açık, altın ticareti çıkarıldığında yüzde 9,2 olduğunu görüyoruz, geçen yıl yüzde 6,8, bu yıl da yüzde 6 civarında gerçekleşeceğini bekliyoruz. Külçe altını ticareti cari açığımızı olumlu ya da olumsuz değiştirebiliyor” dedi.Son dönemde yaşanan sermaye çıkışlarına ilişkin rakamları da belirten Babacan, 22 Mayıs’tan bugüne kadar toplam net yabancı sermayesinin çıkışının 2 milyar dolar civarında olduğunu kaydetti. Babacan, “Yabancıların toplam hisse senedi yatırımı 65 milyar dolar civarında. Net dışarı çıkış 2 milyar dolar. Tahvil ve bono piyasasında yabancı yatırımı 60 milyar dolar civarında. Oradan da çıkış bir milyar dolar” şeklinde konuştu. Babacan, şunları kaydetti:“Türkiye ekonomisi çok daha sağlam bir yapıda. Kamu maliyemiz çok farklı bir konuma geldi. Borcumuzun milli gelire oranı yüzde 74’ten yüzde 36’ya indi. Net rakamlara baktığımızda, kamunun net borcu yüzde 61,5’ten yüzde 17’ye düştü. Kamunun dış borcu 2013’ün birinci çeyreği itibariyle kamu sektörünün 34 milyar dolar net dış varlığı var. 2002 ‘de Hazine’nin iç borçlanma vadesi 9 ay, şu anda 73 ay, dış borcun ortalama vadesi 20 yıl.”Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun ihracat kredilerinde karşılık oranını yüzde sıfıra indireceğini ifade eden Babacan, KOBİ kredilerinde ise binde 5’e indirdiğini söyledi. Babacan, “Mayıs ayının sonunda meclise gönderdiğimiz, Türkiye’de gündemin çok farklı olduğu dönemde biz yeni 5 yıllık planımızı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirdik. Planın en önemli yanı, yapısal reformlar. İlk defa bir planda konsantrasyon alanları hazırladık. Yurtdışı tasarrufların arttırılması, israfın hazırlanması, iş ve yatırımın geliştirilmesi, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesi, kayıt dışı ekonominin azaltılması, yerli kaynaklara yönelik enerji üretimi, ithalata olan bağımlılığın azaltılması, tarımda su kullanımı, sağlık turizm, öğrenci konusunda katma değer sağlıyorsa açık bakalım” ifadelerini kullandı.Yeni Orta Vade Programı üzerinde çalıştıklarını kaydeden Babacan, “Kurban Bayramı’ndan önce açıklayacağız. Önümüzdeki 3 yıl için makro hedefler olacak” diye konuştu.TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise hükümetin ve Başbakan Yardımcısı Babacan’ın özel sektörle istişareye büyük önem verdiklerini belirterek, “Finansal göstergelerde bazı bozulmalar olsa da üretim kapasitemizde üretim kaybımız olmadığını kamuoyumuz dikkate almalıdır. Son on yıldır ekonomideki büyümeyi sağlamış olan reel sektör olarak, sorumluluklarımızın bilicindeyiz ve çalışmaya devam edeceğiz. Daha fazla üretim, yatırım, istihdam, ihracat sağlayarak ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşmasının güvencesi olacağız” şeklinde konuştu.

Babacan: Altından Arındırılmış Cari Açığı Yüzde 6 Bekliyoruz

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Babacan: Altından Arındırılmış Cari Açığı Yüzde 6 BekliyoruzBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, altın ticaretinden arındırıldığında cari açığın trendinin iyi olduğunu belirterek, “Bu yıl yüzde 6 civarında altından arındırılmış cari açık bekliyoruz.” dedi. Babacan, yeni seçilen TOBB Yönetim Kurulu ve Konsey Üyeleri’ni ziyaretinde yaptığı konuşmada, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değinen Babacan, Türkiye’nin son aylarda ekonomisini olumsuz etkileyen gelişmeleri başlıklar altında anlattı. Babacan, ekonomiyi etkileyen unsurlardan birinin yapısal ekonomik konular olduğunu söyledi. Özellikle petrol ve doğalgazda dışarıya bağımlı ve tasarruf oranlarının düşük olunmasının, Türkiye’nin cari açığının yüksek seyretmesine yol açtığını belirtti. Cari açıkla ilgili dikkat edilmesi gereken konulardan birinin altın ticareti olduğu uyarısında bulunan Babacan, “Özellikle İran’la olan altın ticareti son 2-3 yıldır bizim dış ticaret ve dış denge hesaplarımız üzerinde etkili oldu. Dolayısıyla altın ticaretinden arındırıp baktığımızda aslında cari açığımızın trendi iyi.” ifadelerini kullandı. Babacan, altından arındırıldığında 2011 yılında cari açığın yüzde 9,2, geçen yıl 6,8 olduğunu bu yıl da yüzde 6 civarında bir açık beklediklerini dile getirdi.”AB’DE DİBE ÇÖKÜŞ DURDU”Ali Babacan, bunlardan birinin küresel ekonomik konjonktür olduğunu söyledi. Gelişmekte olan ülkeleri en çok etkileyen hususun ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikalarında değişikliğe gideceğini ilan etmesi olduğunu ifade eden Babacan, küresel konjonktürle ilgili diğer konunun ise Avrupa’da yapısal sorunların devam etmesi olduğuna işaret etti. Babacan, “Ama son aylarda dibe çöküşün durduğuna dair küçük sinyaller geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.”SURİYE KONUSUNDA ULUSLARARASI HUKUK KURALLARI ÇERÇEVİSİNDE KALACAĞIZ”Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye ekonomisini etkileyen diğer bir hususun ise Suriye olmak üzere bölgesel meseleler olduğuna dikkat çekti. Bu meselelerin ekonomi üzerindeki etkisinin bugüne kadar sınırlı kaldığına işaret eden Babacan, özellikle Suriye konusunda uluslararası hukuk çerçevesinde kalmaya ve yapılacakların mutlaka dost ve müttefiklerle yapılmasına özen gösterdiklerini anlattı.

Babacan: Hukukun Üstünlüğü Için Atılacak Çok Adım Var

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Babacan: Hukukun Üstünlüğü Için Atılacak Çok Adım VarBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Türkiye’nin, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir ülke olabilmesi için daha atacağımız çok adımlar var.” dedi.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nin 69′ncu Olağan Genel Kurulu’nda seçilen yeni yönetim kurulu üyeleri ve konsey üyelerine ziyaret eden Babacan, Türk iş dünyasının en büyük çatı örgütü TOBB ile hükümet olarak 10 yıl 10 aydır çok yakın işbirlikleri belirterek, Türkiye ekonomisinin özel sektörün omuzlarında yükseldiğini dile getirdi. Toplanan vergilerin ve primlerin milli gelire oranının yüzde 27 olduğunu kaydeden Babacan, ekonomide devletin ağırlığının, Fransa’ya göre yarı yarıya daha az konumda bulunduğunu anlattı ve “Bu da dinamizm, büyüme ve verimlilik getiriyor.” ifadesini kullandı. İktidarda bulundukları dönemde sosyal, siyasi ve ekonomik dönüşüm yaşandığına işaret eden Ali Babacan, Türkiye’de demokratikleşme, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü konularında çok önemli mesafe katedilidiğini kaydetti. Babacan, konuşmasında AB süreciyle ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. AB reformlarının devam ettiğini kaydederek, “Türkiye’nin hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir ülke olabilmesi için daha atacağımız çok adımlar var maalesef. AB sürecimiz bu konularda bizim için hala çok çok kıymetli.” diye konuştu. “HUKUK DEVLETİ KURALLARI ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE’DE HERŞEY AÇIK”Konuşmasında, hükümetleri döneminde yapılan icraat sayesinde Türkiye’nin açık bir toplum haline geldiğini de savunan Babacan, şu anda ulusal ve bölgesel düzeyde 400 televizyon kanalı, bin 100 radyo, 7 bin 100 gazete ve derginin faaliyet gösterdiğine dikkati çekti. Vatandaşların sosyal medya kanalıyla adeta habercilik yaptığını ve düşüncelerini cep telefonuyla herkesle paylaştıklarını anlatan Babacan, şöyle konuştu: “Hukuk devleti kuralları çerçevesinde kullanıldıktan sonra Türkiye’de her şeyin açıkça tartışılması, ifade özgürlüğünün gerçek anlamda Türkiye’de uygulanması, Türkiye’yi hep doğru yönde tutacaktır. İçine kapanan ülkelerde yanlışlar yapılır. Bir ülke ne kadar içine kapanırsa o kadar kendi yanlışları ile beslenen bir girdaba girebilir. Açık ülkelerde ise bu hatalar minimize edilir.” Babacan, konuşmasında Türkiye ekonomisinin açık bir ekonomi haline geldiğini belireterek artık daha adil paylaşılan bir milli gelir olduğunu ve gelir dağılımı göstergelerinin her yıl adım adım düzeldiğini de sözlerine ekledi.

28 Şubat Davasının Sanığı Teoman Koman Rahatsızlandı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

28 Şubat Davasının Sanığı Teoman Koman Rahatsızlandı28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşması devam ediyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen davada, tutuklu sanıklardan emekli Orgenera Teoman Koman rahatsızlandı. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal, sanığın tedavisi için salon dışına çıkarılmasını istedi. Koman, tedavi için mahkeme salonundan çıkarıldı. Koman’ın avukatı Celal Çelik, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Koman’ın duruşmalara gelmek istediğini dile getiren Çelik, gelmemesi durumunda 2 kişi kaldıklarını ve bunun da psikolojisini bozacağını kaydetti. Bunun için sanığın tahliye edilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise tahliye konusunda saat 17.00′de bir karar verecek.

Bakan Çelik, Disk Heyetini Kabul Etti

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Bakan Çelik, Disk Heyetini Kabul EttiDevrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i makamında ziyaret etti.TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun istifasını değerlendiren Çelik, “Genel başkanın istifası çok açık. Neticesinde ne tartışılıyor biz bilmiyoruz. Bütün sendikalar ile iletişim halindeyiz, bunlar kendi iç bünyelerinde yaşanan şeyler. Bizimle ilgili profesyonellik söz konusu değil” şeklinde konuştu.

Çankaya Müzesi Barış Çağrısı İle Açıldı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Çankaya Müzesi Barış Çağrısı İle AçıldıÇankaya Belediyesi’nin Kızılay‘ın merkezinde yapımını tamamladığı Çankaya Müze, Lozan Mübadilleri Vakfı tarafından düzenlenen barış temalı “Hasretim İstanbul” isimli anlamlı bir sergiyle sanatseverlerin hizmetine açıldı. Sergide İstanbul‘u farklı zamanlarda ve farklı nedenlerle terk etmek zorunda kalan ve artık yaşamlarını Atina ve Selanik’te sürdüren 47 eski İstanbullu Rum’un kopup gitmek zorunda kaldıkları topraklara olan özlemlerini ele alan fotoğrafları yer alıyor. Ayrıca sergide, İstanbul’dan Yunanistan’a göç etmek durumunda kalmış eski İstanbulluların özlemlerini dile getiren bir belgesel gösterimi de yer alıyor.Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın yanı sıra CHP Ankara milletvekili Gülsüm Bilgehan, Yunanistan Büyükelçisi Kyriakos Loukakis, Lozan Mübadilleri Vakfı yöneticileri ve çok sayıda yabancı elçilik temsilcisinin katıldığı sergi açılışında bir konuşma yapan Bülent Tanık, serginin yaşanan dram ve acılardan bir hesaplaşma çıkarmak değil bir barış ve kardeşlik köprüsü kurabilmek amacı taşıdığına dikkat çekti. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın kıyının iki yakasında kalmış özlem ve hasretlerden kalkarak ortak yanları öne çıkaran bir kardeşlik bağı örmeyi amaçladığına ve bu açıdan da oldukça başarılı çalışmalar yürüttüğünü belirten Başkan Tanık, ülkeler arasında ve hatta ülkelerin kendi içinde etnik ve mezhepsel ayrımların kalıcı ve zengin bir barışın değil de bir düşmanlaşma ve savaşın tohumu olarak kullanılmak istendiği bugünün küresel kiriz koşullarında, bu tür barış çabalarının çok daha önem kazandığına işaret etti.Tanık, kendisinin Lozan’ı imzalayan İsmet İnönü’nün torunu olduğunu, CHP Ankara milletvekili Gülsüm Bilgehan, Lozan anlaşmasının tarihin gördüğü en kalıcı anlaşmalardan biri olduğunu ve bunun tesadüfi olmadığını söyledi. Konuşmasında ilginç bir anekdot da aktaran Bilgehan, Lozan görüşmeleri sırasında İnönü’nün kaldığı otele Venizelos’un geldiğini ve İnönü’ye “Bizi bugüne kadar büyük güçler birbirimize düşürdü. Artık sorunlarımızı bu güçleri işe karıştırmadan birlikte çözelim” dediğini söyledi. Bilgehan Lozan’da bu anlamda sorunların düşmanlığı değil barışı ve kardeşliği artırmak amacıyla o günün koşulları içinde en uygun olarak görülen yöntemle çözüldüğünü ama sonraki yıllarda bu perspektifinin devam ettirilemediğini vurguladı.Lozan Mübadilleri Vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç ise, serginin açılışının 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün hemen ardına ve 6-7 Eylül olaylarının ise hemen önüne denk gelmesinin anlamlı olduğuna dikkat çekerek, ” Bu tesadüf hem bu serginin anlamını hem de çözüm yolunu işaret ediyor. Çözüm için şovenizmden uzak barış duygusuna yakın olmamız gerektiğini hatırlatıyor” dedi.Sergi Çankaya Belediyesi Emek Başkanlık Binası altında bulunan Çankaya Müze’de her gün saat 09.00 ve 18.00 saatleri arasında açık kalacak.

Karapürçek Yağlı Güreşleri Nefesleri Kesti

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Karapürçek Yağlı Güreşleri Nefesleri KestiBu yıl 23’üncü kez düzenlenen, Anadolu’nun en büyük güreş organizasyonu Karapürçek Yağlı Güreşleri her yıl olduğu gibi bu yıl da nefesleri kesti. Nefes kesen mücadeleler sonucunda “başpehlivan” ünvanı, rakibi Hüseyin Şahinal’ın sırtını yere getiren Şaban Yılmaz’ın oldu.Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki de ev sahibi olarak güreşleri gün boyunca izledi. Başkan Tiryaki’yi siyasiler ve bürokratlar da yalnız bırakmadı. AK Parti Genel Sekreteri ve Ankara milletvekili Haluk İpek, AK Parti Ankara milletvekili Emrullah İşler, AK Parti İl Yönetim Kurulu üyeleri, AK Parti Altındağ İlçe Başkanı Ahmet Karaca, AK Parti Çankaya İlçe Başkanı Süleyman Yılmaz, Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Türkiye Güreş Federasyonu Yağlı Güreş Koordinatörü Mehmet Ayhan, Altındağ Belediyesi Başkan Yardımcıları Yunus Keleş, Gökalp Yılmaz, Tuncay Temel ve Saim Parlak’ın yanı sıra Altındağ Belediyesi meclis üyeleri ve çok sayıda güreş sever de gün boyunca güreşleri izleyenler arasındaydı.Her yıl olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce güreşçinin katılımıyla gerçekleşen Karapürçek Yağlı Güreşleri’nde, güçlerini er meydanında gösteren güreşçiler gün boyu süren müsabakalarda rakiplerini elemeye çalıştı. Sabahın erken saatlerinde miniklerin güreşleriyle başlayan müsabakalar, öğleden sonra Büyükler, Başaltı ve Başpehlivanların güreşleri ile devam etti. Karapürçek Güreş Alanı’nda rakipleriyle kıyasıya mücadeleler sergileyen güreşçiler, güreş severlere güzel bir gün yaşattı. Yağlı güreşlerin olmazsa olmazı güreş ağalığı ise yapılan ihaleyle İpek İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet İpek’in oldu. 3 yıldır ağalık görevini üstlenen Seyit Koca, ünvanını İpek’e devretti.Final maçında ise heyecan doruğa ulaştı. Rakibinin sırtını yere getirmek için uzun süre mücadele eden Şaban Yılmaz ve Hüseyin Şahinal, tribünlere coşku dolu anlar yaşattı. Yaklaşık 45 dakika süren final müsabakasında zafer Şaban Yılmaz’ın oldu. Başpehlivanlık ünvanını alan Yılmaz, madalyasını ise Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin elinden aldı.Karapürçek Yağlı Güreşleri’nin, ülkenin en önemli güreşlerinden biri sayıldığını, bunun nedeninin düzenli ve titiz bir organizasyon olması ve sadece spora odaklanması olduğunu söyleyen Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki “Karapürçek bir er meydanıdır ve bunun bilincinde olan sporcular burada kendi kategorilerinin en iyisi olabilmek için ter dökmektedirler. Ata sporuna olan ilginin her geçen yıl artmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Altındağ Belediyesi olarak ata sporumuz olan güreşe destek vermeye devam edeceğiz” dedi.Yağlı güreşlerin fanatik izleyicisi olduğunu belirten Hüseyin Çolakoğlu “Türkiye’de nerede yağlı güreş varsa, oraya giderim. Bu benim için bir hobiden de öte, bir hastalık. Çok sıkı takipçisiyim. Karapürçek Güreş Alanı’nda güreş izlemek ise çok keyifli. Tribünler, organizasyon, sporcular, her şey çok başarılı. Emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.

Çubuklu Gençler Polonya’ya Gitti

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Çubuklu Gençler Polonya’ya GittiAvrupa gönüllü hizmeti programı kapsamında ‘gönderen’ ve ‘koordinatör’ kuruluş olarak akredite edilen Çubuk Belediyesi, hazırladığı proje kapsamında gönüllü öğrencileri Polonya’ya gönderdi. Türk Ulusal Ajansı tarafından ‘gönderen’ ve ‘koordinatör’ kuruluş olarak akredite olan Çubuk Belediyesi’nin ‘Avrupa Gönüllülük Hizmeti’ (AGH) kapsamında hazırladığı ‘The City Of Well-Being’ ‘Esenlik Şehri’ isimli proje kapsamında gönüllü öğrencileri Polonya’ya gönderdiklerini söyleyen Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, proje kapsamında 4 gönüllünün iki ay ila altı ay arasında değişen süreyle yurt dışında kalacaklarını belirtti. Polonya’ya giden gönüllüleri makamında kabul eden Başkan Özden, burada yaptığı açıklamada gönüllü gençlerin Çubuk’u ve Türkiye‘yi en iyi temsil edeceklerine inandığını kaydetti. Hazırlanan proje kapsamında 4 gencin Polanya’ya gönderileceğinin bilgisini veren Başkan Özden, belediye olarak artık proje hazırlayan ve hazırladığı projeleri yöneten bir konumda olduklarını vurgulayarak şunları söyledi: ”Akredite olduktan sonra Ekim ayında Avrupa Gönüllülük Hizmeti (AGH) kapsamında ilk projemizi hazırladık. İngilizce ismi ‘The City Of Well-Being’ Türkçe ismi ise ‘Esenlik Şehri’ olan projemiz ile 2 gönüllümüzü altı aylık süreyle Bosna-Hersek’e gönderdik ve 4 gönüllümüz de bu gün Polonya’ya göndereceğiz. Bu kapsamda toplamda 6 gönüllüyü Avrupa’ya göndermiş olduk. Bununla birlikte arkadaşlarımız yeni projeler de hazırlamaya başladı. Farklı bir kültürü tanırken aynı zamanda kendi kültürümüzü tanıtma şansınız da olacak. Gittiğiniz yerde İngilizcenin yanında Polonyaca öğrenmiş olacaksınız. Kendinizi geliştirdiğiniz gibi birde girişimcilik ruhu kazanacaksınız. Gönüllü hizmet sonrasında yaygın eğitim sürecini belgeleyen Youthpass sertifikası verilecek” diye konuştu.Başkan Özden, programına katılan gençlerin, barınma, yol masrafları, aylık cep harçlığı ve sağlık sigortaları’nın program bütçesinden karşılanacağını sözlerine ekledi. Polonya’nın Bystrzyca Klodzka kentine gidecek gönüllü gençlerden Hilal Çelik ilk defa yurt dışına gideceği için çok heyecanlı olduğunu söyledi. Türkiye’yi ve Çubuk’u en iyi şekilde temsil edeceğini belirten Çelik, kendilerine bu fırsatı veren Başkan Özden’e ve ekibine teşekkür etti. İlk defa uzun süre ailesinden uzak kalacağını anlatan gönüllü gençlerden Burcu Düzenli ise, proje sonrasında hayatında birçok şeyin değişeceğine inandığını söyledi.Konuşmaların sonunda gönüllü gençlerle hatıra fotoğrafı çektiren Başkan Özden, gençlere gittikleri yerde edinecekleri yeni arkadaşlarına vermek üzere çeşitli hediyeler verdi.

Kenya’da Gıda Güvenliği Sorununun Yaşandığı Bölgelere Gıda Dağıtımı Yapıldı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Kenya’da Gıda Güvenliği Sorununun Yaşandığı Bölgelere Gıda Dağıtımı YapıldıTürk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı tarafından Kenya’nın batı bölgesinde yer alan Kakamega, Mumias, Butere, Bungoma ve Busia ile doğu bölgesindeki İsiolo şehirlerinde yaşayan 6 bin 500 kişiye gıda dağıtımı yapıldı.Kenya’nın belli bölgelerindeki kuraklık, arazi koşulları, ilkel tarım ve kapasite eksikliği ülkenin tarımsal üretim potansiyelini olumsuz yönde etkileyerek gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bu çerçevede TİKA tarafından Kenya’nın batı bölgesinde yer alan Kakamega, Mumias, Butere, Bungoma ve Busia ile doğu bölgesindeki İsiolo şehirlerinde yaşayan 6 bin 500 kişiye yerel yöneticiler ve TİKA personelinin katılımlarıyla gıda yardımı yapıldı. Bu çerçevede, makarna, yağ, un, çay, şeker, tuz ve pirinç hazırlanan gıda paketleri halinde farklı dağıtım yerlerinde yerel makamlar tarafından önceden belirlenen ihtiyaç sahibi kişilere verildi.Kenya’da gıda güvenliğinin öncelikli problem olduğu bölgeler gıda dağıtımı için hedef yerler olarak seçildi. Ülkenin doğu bölgesinde yaşanan kuraklık İsiolo şehri ve çevresinde yaşayan halkın tek geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı olumsuz yönde etkilemekte olup, bölge insanının yetersiz beslenmesinden ötürü birçok sağlık problemini de beraberinde getiriyor. Ayrıca, ülkenin batı bölgesinde arazinin engebeli olması ve nüfus yoğunluğuna bağlı olarak aile başına düşen tarım arazisinin sınırlı olmasından ötürü bölgede gıda güvenliği problemi yaşanıyor.İsiolo şehri ve Batı Kenya bölgesinde ihtiyaç sahibi kişilere yapılan gıda dağıtımı sayesinde aile bireylerine özellikle de çocuklara belirli bir dönem için iyi beslenme imkânı sağlandı.

Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı’ndan Açıklama:

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı'ndan Açıklama:Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kapıkule TIR Gümrük Sahası’nda ele geçirilen eroinlere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.Bir araçta yapılan X-Ray taramasında 101 kilogram ağırlığında eroin olduğunun tespit edildiği bilgisinin yer aldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:“Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Kapıkule TIR Gümrük Sahası’na yurtdışına çıkış yapmak üzere gelen, Türk uyruklu şahsın sürücülüğünü yaptığı Türk plakalı TIR aracı şüphe ve risk kriterleri çerçevesinde X-Ray araç tarama cihazına sevk edildi. Yapılan X-Ray taraması sonucu aracın detaylı aranması sonucu, Kapıkule TIR Gümrük Müdürlüğü ve Edirne Kaçak İstihbarat Müdürlüğü personelince yapılan aramada, dorsenin taban kısmında oluşturulan gizli bölmede yaklaşık 7 milyon TL değerinde daralı ağırlığı 101 kilogram gelen eroin olduğu değerlendirilen madde ele geçirildi. Operasyonla ilgili olarak araç sürücüsü hakkında hazırlanan tahkikat evrakları Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilmiş, şahıs çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır.”Açıklamada ayrıca, geçtiğimiz haftalarda gümrük muhafaza ekipleri tarafından iki farklı operasyonda, Hamzabeyli’de 717 kilogram, Kapıkule’de ise 393 kilogram eroinin ele geçirildiği bilgisi de yer aldı.

Bayrak Geçişinde Ayağa Kalkmayan Savcı, Meclis Gündeminde

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Bayrak Geçişinde Ayağa Kalkmayan Savcı, Meclis GündemindeMHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 30 Ağustos töreninde Cumhuriyet Savcısı Hasan Yüksel’in bayrak geçişi sırasında ayağa kalkmamasına ilişkin basına yansıyan görüntülerin ardından, olayı Meclis gündemine taşıdı. Vural, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevaplaması isteği ile verdiği soru önergesinde “Cumhuriyet Savcılığı makamını temsil eden bir kişinin bu tutumu hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?” diye sordu. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevaplaması isteği ile TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi. Vural önergede, İzmir Bergama’daki 30 Ağustos töreninde Cumhuriyet Savcısı Hasan Yüksel’in bayrak geçişi sırasında ayağa kalkmamasına ilişkin görüntülerin medyada yer aldığını ve toplumda büyük bir yankı uyandırdığını belirtti. Vural, Bakan Ergin’e şu soruları yöneltti: -Kanunları uygulamakla yetkili olan Cumhuriyet savcılığı makamını temsil eden bir kişinin bu tutumu hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?-Cumhuriyet savcısının bu davranışının altında sizin 8 Temmuz 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Edirne’de Kırkpınar Güreşleri’nde geleneksel bayrak geçişi töreninde Türk Bayrağı geçerken tüm vatandaşlar bayrağı ayakta alkışlarken, onuncu yıl marşının çalınmasını bahane ederek ayağa kalkmayan Vali’yi savunmak için yapmış olduğunuz, ‘Edirne Kırkpınar Güreşlerinde protokoldekilerin ayağa kalkmasını gerektirecek olan şey, hepimizin milli marşı olan İstiklal Marşı’dır.

Bakan Çelik, Türk İş Başkanı Kumlu’nun Istifasını Değerlendirdi

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

Bakan Çelik, Türk İş Başkanı Kumlu’nun Istifasını DeğerlendirdiÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türk İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun istifasıyla ilgili olarak, “Basında protokol yaptığı yazıyor. Bizimle protokol yok.” dedi. Bakan Faruk Çelik, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko’yu kabul etti. Kabulde Türk İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun istifasını değerlendiren Çelik, “Mustafa Kumlu’nun sözleri açık. Sendika içinde yaşanan tartışmalar nedeniyle istifa ettiğini söylüyor. Ne tartıştıklarını bilemeyiz. Bütün sendikalar ile diyalog halindeyiz. Sözleşme dönemlerinde görevlerini yapıyorlar, bütçeyi zorluyorlar. Basında protokol yaptığı yazılıyor. Bizimle protokol yok.” diye konuştu.

MHP’li Vural:Türkiye, Tek Taraflı Müdahaleyi Önlemeye Çabalamalı

| Mutlu Son Masaj Salonu Ankara | 03 Eylül 2013

MHP'li Vural:Türkiye, Tek Taraflı Müdahaleyi Önlemeye ÇabalamalıMHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Türkiye, ABD‘nin tek taraflı müdahalesini önlemeye çabalamalıdır.” dedi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin Suriye politikasını eleştiren Vural, “Hükümet, sağlıklı bir dış politika ekseni oluşturamadığı için, edilgen bir politika ile Türkiye’yi önemli risk ve tehditlerle karşı karşıya bırakıyor.” diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, dün Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamayı hatırlatan Vural, “Bülent Arınç’ın açıklamaları, Türkiye’nin ABD’nin ağzına baktığını ortaya koyuyor. Karın ağrılarının hepsinin bu yüzden olduğunu görüyoruz. Kendi başına karar almaları söz konusu değil.” ifadesini kullandı.Suriye konusunda, siyasi meşruiyeti olmayan bir politikanın İsrail’in güvenliğini korumak adına yürütüldüğünü aktaran Vural, “Hangi yetkiyle siz bu milletin vergileriyle komşu bir ülkedeki muhalefeti destekliyorsunuz? TBMM’den ne zaman yetki aldınız? Vergileri harcama yetkisi kanunlarla bellidir. Suriye’deki muhalefete destek olma konusunda hangi kanunda yazılı hüküm var? Bu kayıtdışı bir siyasettir ve tezgah altıdır.” dedi. Türkiye topraklarının, komşu ülkelerdeki silahlanmanın üssü haline dönüştürüldüğünü savunan Vural, “Yazık günah, 23,5 milyon insanın sosyal yardımlarla beslendiği bir ülkede, milletin vergilerini, yetki almadan milletin dışındaki unsurlara dağıtmanın hukuki bir sorumluluk getireceği açıktır.” şeklinde konuştu. ABD’nin Suriye’ye tek taraflı müdahalesi karşısında Türkiye’yi düşünmeye davet eden Vural, olası bir operasyonun bölgedeki şiddeti daha da tetikleyeceğini aktardı. Hükümetin, Suriye’deki savaşı sonlandırmaya yönelik politika gütmesi gerektiğini belirten Vural, “Türkiye, ABD’nin tek taraflı müdahalesini önlemeye çabalamalıdır.” ifadesini kullandı.

  • Ankara Sauna

    Tarafından de 25 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Ankara Sauna Günümüzde yaygın olarak kullanılan sauna, genellikle spor ve masaj uygulamaları sonrasında kullanıldığı gibi, direkt olarak da kullan...

  • Ayak Masajı

    Tarafından de 11 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Ayak Masajı Ayaklarımız gün içerisinde en çok yorulan tüm vücudumuzun ağırlığını taşıyan organlarımızdır. İşten eve geldiğimizde veya en ...

  • Ankara Masaj Salonları

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Ankara Masaj Salonları Büyük bir nüfus ve ekonomi potansiyeline sahip olan Ankara ilimizde ihtiyaç duyulan hizmetlerden birisi de masajdır. Gelişmiş ol...

  • Ankara Masaj Salonu

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Ankara Masaj Salonu Masaj insanlık tarihinin bilinen en eski tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada masajın hiçbir nesneye ya da öze...

  • Ankara Batıkent'teki Cinayet

    Tarafından de 27 Eylül 2013 - 0 Yorumlar

    Batıkent'te 8 Eylül'de Mete Gülöksüz'ü öldürdüğü iddia edilen Sinan A. tutuklandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Sinan A, akşam saatlerinde a...